oguzhan's profilefrozen anarchistPhotosBlogListsMore Tools Help

frozen anarchist

ISYAN ÖZGÜRLESMEDIR

~Özgürlügüne Sahip Çik Isyanci Ol.~

  frozen anarchist

ziyaret ettiklerim/visited sites
January 07

FREE PALESTINA - OZGUR FILISTIN

  

December 31

Yılmaz Güney-Paris konuşması


    


December 30

CHP KİMDİR?


CHP KİMDİR?

Öncelikle şu sorunun cevabını vererek yazımıza devam edelim:


Cumhuriyet Halk Partisi, Sosyal Demokrat bir parti midir?

Bu sorunun yanıtı kesinlikle hayırdır. Çünkü 1950’li yıllara kadar tek parti misyonuyla hareket eden bu parti 1950’den sonra emekçilere, Kürtlere, Alevilere ve dindar insanlara karşı güvensiz ve tepeden bakan bir parti olma özelliğini –her ne kadar 1974–1978 ve 1988–1991 sürecinde daha esnek gibi gözükse de- günümüze kadar hep sürdürmüştür.

Seçim listelerinden birkaç sendikacı, Alevi ya da aydın bir insanı aday göstermesi ve yahut meclise taşıması bu partinin temel niteliğini asla değiştirmez. Batıdaki sosyal demokrat partiler işçi sınıfı tarafından kurulmuş olup; yöneticileri, kadroları ve programı işçi sınıfının bireylerinden ve taleplerinden oluşmuştur. Oysa CHP tam tersi devlet eliyle tepeden kurulmuş bir parti olarak günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir.

Ayrıca CHP’de tarihin değişmez yasası hep işlemektedir: Parti yöneticilerini ve milletvekillerini, devlet bürokrasisinin, orta ve büyük burjuvazinin içinden seçme tercihi.

CHP 1960’lı yılların sonuna doğru “ortanın solu” anlayışını ortaya atarak, Türkiye İşçi Partisinin önünü kesmeye çalışmış, 1970’li yılların ikinci yarısında da “Karaoğlan” efsanesi ise yükselen devrimci ve sosyalist hareketi duraklatmaya çalışmıştır.

1995 ve 2007 aralığında ise tam anlamıyla Anayasa Mahkemesine ve TSK’ye yaslanan bir politikayı icra etmeyi doğru bulmuştur. CHP Genel Başkanının salı günleri mecliste kendi grubuna ve tabanına yönelik yapmış olduğu konuşmanın dışında kesinlikle pratik bir politik faaliyetin içinde olmamıştır.

Bunun içinde, sokaklarda, fabrikalarda, varoşlarda, kadınlar ve öğrencilerin arasında esamesi okunmamaktadır. Zaten kadın, gençlik ve işçi örgütleri ya yoktur ya da artık işlemez haldedir. Son 22 Temmuz seçimlerinde Kürt illerinde ve başka alanlarda miting bile yapamayacak hale gelmiştir. Bunun somut nedenleri elbette vardı: Türkiye’de 1980’den sonra siyasi, sosyal ve kültürel olarak taşlar yerinden oynamıştır ve bir daha da yerine oturmamaktadır. Ama buna rağmen CHP, asla 1923 mantığını terk etmemektedir. Bu yüzden de 1990’ların başında CHP’den önce Kürt halkı ayrılmış daha sonrada sendikacılar ve işçi sınıfı kitlesel olarak bu partiyi terk etmeye başlamıştır.

Günümüzde ise Aleviler CHP ile son hesaplaşma anına doğru ilerlemektedirler. Tarihin bir cilvesi olarak suni yapısı ve ağırlığı ile AKP, Alevilerin gerçek sorunlarına el atma çabasına girişirken, CHP ile rol değiştirmiştir. CHP’de ise durum tersine dönmüş, Sünni kökenden gelen Siyasal İslam’a göz kırpmaya başlamıştır.

Cumhuriyet Halk Partisi, AKP’nin liberal ve pragmatik bir karakterine karşı, ne yazık ki başını Baykal’ın çektiği, oportünist bir anlayış ile karşı çıkmaktadır. Bu gün bu kaypak politik karşı atak “kara çarşaf” biçimiyle gündeme gelmiştir. Yarın mutlaka başka biçimlerde karşımıza çıkacaktır.

Deniz Baykal kendisine yapılan eleştiriler karşısında “türban” a karşı kara çarşafı masum gösterme yoluna giderek. Kılık kıyafet yerine kafanın içindekine önem verdiğini belirtmiş, yaptığı politik hamleyi savunma yoluna gitmiştir. Burada bizce çok iyi hesap edilmiş, incelikli bir politika vardır. Bu hesaba göre; ekonomik kriz karşısında düşeceği çaresizlik ve Kürtlere karşı verdiği sözü yerine getiremeyen AKP’nin, yaklaşan yerel seçimlerde oy kaybına uğraması ihtimalidir. Baykal boşa çıkacak bu oylara göz dikmiştir.

CHP yine oy avcılığı mantığı ile kitlelerin iş, ekmek, ibadet özgürlüğü ve barış taleplerini yerel seçimlerin sathi mahalline terk etmektedir. Bu yüzden CHP ne kara çarşafda samimidir ne de bir başka ortaya atacağı politik tavrında! Artık bu coğrafyada yaşayan ve ezilen kitleler, AKP ve CHP dışında, kendilerinden olan bir seçeneği mutlaka yaratmak zorundadır.


atilla doğan

September 13

içsel

  

alıntı: http://avci92.spaces.live.com/default.aspx 

September 04

Ez Tırkî Nizanim… Ez Tırkî Nizonon… Türkçe Bilmiyorum…

Ez Tırkî Nizanim… Ez Tırkî Nizonon…

Türkçe Bilmiyorum…

Yeni eğitim döneminin başlaması ile henüz 7 yaşındaki yüzbinler yaygın devlet şiddetiyle hayatlarında ilk defa bu denli yoğun bir biçimde karşılaşacak, bu şiddete bizzat maruz kalacak. Eğitim sisteminin öğrencileri normalleştirmeye, iktidara tabi kılmaya ve karşı çıkanları cezalandırmaya yönelik genel ve yaygın şiddetinin yanında okulların açılması ile birlikte bugüne kadar evlerinde ve çevrelerinde yalnızca Kırmançeyi veya Zazacayı işitmiş, o dilleri konuşmuş, o dillerde düşünmüş çocuklar henüz konuşmasını bilmedikleri Türkçe’yi okuyup yazmaya zorlanacaklar. Alevi çocuklar ise bir kez daha zorunlu din derslerinde Sünni öğretisini İslam’ın tek ve yegâne biçimi olarak kabul edip öğrenmeye mecbur bırakılacak. Şiddeti silahlı çatışma ile özdeşleştirip barışı da silahsızlanmadan ibaret olarak değerlendiren yüzeysel anlayışın gözden kaçırdığı, ne var ki, aslında eğitim ve normalleştirme araçlarıyla kesintiz süren çok daha yaygın ve etkin mikro tahakküm yöntemleri sessiz sedasız ve sinsice hayatlarımızı biçimlendirmeye devam ediyor. Niçin her yıl televizyonlarda ÖSS’de Hakkari’nin yine ‘maalesef’ en ‘başarısız’ il olduğunu duyuyoruz? Niçin sağlık bakanlığının sadece Türkçe olarak yayımladığı tebliğleri takip edemediği, hastanelerdeki Türkçe tabelaları okuyamadığı, doktorun Türkçe söylevini anlamadığı için azarlanan ve azarlanmakla da kalmayıp tedaviden yoksun bırakılanların cahil olmakla suçlandığına tanık oluyoruz? Niçin Türkçe’yi bölge insanın aksanı ile konuşanların alay konusu olduğunu görüyoruz?

Peki ya, ÖSS Kürtçe yapıldığı taktirde en ‘başarısız’ ilin bu kez hangisi olacağını hiç düşündük mü? Hastanelerdeki tüm tabelalar ve doktorlar anlamadığımız, bilmediğimiz bir dili konuşsalardı kimin cahil olmakla suçlanıp tedaviden yoksun kalacağını gözümüzün önüne getirdik mi? Veyahut kendimizi yabancı bir dilde ifade etmeye çalışırken kullandığımız aksanın o dili ana dil olarak kullananlarca alay konusu yapılması durumunda ne hissedeceğimiz tahayyül ettik mi?

Yeni öğretim yılı Türkiye’deki insanları cahaletten kurtarma şiarıyla bir kez daha başladı. Ne var ki, insan sormadan edemiyor, esas cahil kim diye. Evet, esas cahil olan kim? Yukarıdaki soruları ortaya atan, düzeni sorgulayan ve kendilerine dayatılan zorunlu eğitim karşısında bocalayanlar mı yoksa bu ülkede yüzbinlerce insanın kendi ana dili olmayan bir dilde eğitim görmeye mecbur bırakıldığını bilmeyen, bilip de göz ardı eden, kendisini karşısındakinin yerine koyacağı yerde yüzbinleri cahillikle suçlayanlar mı?

Yazan: K. Murat Güney

May 11

geri beslemeli kontrol mekanizması

Geri beslemeli kontrol mekanizmasına örnek şema :D


May 08

YOUTUBE'a girmece...

HADİ YOUTUBE'A GİRELİM

1.yol:

http://www.gezginler.net/modules/mydownloads/visit.php?lid=6729 adresinden ultrasurf dosyasını inidirip u.exe dosyasını çalıştırın.karşınıza çıkan ie penceresindeki arama motoruyla gönül rahatlığıyla youtube ve benzeri engellenmiş mecralara girebilirsiniz.(yanlız windows 32 bit işletim sistemleri için geçerlidir)

2.yol:

- http://www.ktunnel.com/

- http://vtunnel.com/

- http://www.ztunnel.com/

- http://anonymouse.org/anonwww.html

- http://anonymizer.nntime.com/    

linklerinden istediğiniz mecralara gönül rahatlığıyla ulaşabilirsiniz




May 03

one of the best singer of all time!

ŞİVAN PERWER

Şivan Perwer(pronunciation: Shivân Parwar) was born on September 23, 1955 in Sarıdam , Siverek. He is a Kurdish poet, writer, musical teacher, singer, and performer on the tembûr (lute). He is a leading Kurdish artist and is considered by many Kurds as the greatest Kurdish musician of all time. He captivates audiences not only by his charismatic and controversial personality, but above all his powerful, highly emotional voice and the hypnotic rhythm of his music. Şivan currently lives in exile after fleeing Turkey in 1976 because of his music. He holds several honorary doctorates in music. 

                                                                

   


Video: siwan perwer naze

April 29

ATAKÜRT

Ahmet Altan
ATAKÜRT

Mustafa Kemal, Selanik’te degil de Musul’da dogmus bir Osmanli pasasi olsaydi Kurtulus Savasi’ni Türklerle ve Kürtlerle birlikte gerçeklestirdikten sonra kurulmasina önayak oldugu cumhuriyetin adini “Kürdiye Cumhuriyeti” koysaydi, kendisi de Meclis karariyla “Atakürt” adini alsaydi.

Kürdiye Cumhuriyeti’nin bütün vatandaslarina “Kürt” denecegi için hepimiz “Kürt” sayilsaydik, Taksim’e, Kadiköy’e, Kizilay Meydani’na, Kordon’a “Ne mutlu Kürdüm diyene” pankartlari asilsaydi...

“Kürdiye’de” Türk olmadigi, herkesin aslinda Kürt oldugu söylenseydi, kendilerini Türk sananlarin aslinda “deniz Kürdü” olduklari iddia edilseydi...

Kürtlerin “yedi bin yillik” bir tarihi bulundugunu, Anadolu’nun esas sahiplerinin Kürtler oldugunu, Mogollarin, Hunlarin, Etrüsklerin aslinda Kürtlerin atasi sayildigini, Osmanli’daki Kürt pasalarinin kahramanliklarini derslerde okusaydik.

Teoman, Cengiz, Atilla, Osman gibi isimler almamiz yasaklansaydi, Berfin, Beruj, Tiruj, Nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydik...

Türkçe televizyon kurulmasi yasak edilseydi, bütün televizyon yayinlari Kürtçe yapilsaydi...

Romanlarimizi, hikayelerimizi, siirlerimizi Kürtçe yazmak zorunda kalsaydik, yalnizca Kürt sarkilari dinleseydik, gazetelerimizi Kürtçe çikarsaydik...

Okullarimizda yalniz Kürtçe okutulsaydi ve Türkçe okutulmasi yasaklansaydi...

“Biz Türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dedigimizde sorgusuz sualsiz hapislere atilsaydik.

Istanbul’da, Ankara’da, Izmir’de, Bursa’da, Edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “Kürdiye Cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrilikçilar olmamizdan” kuskulanip hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydi, sirf Türk oldugumuz için hakaretlere ugrasaydik.

12 Eylül darbesinden sonra bütün bati bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanilmaz iskencelerden geçirilse, bogazlarina kadar çamurlarin içine battiklari hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organlari perisan edilse, azgin köpeklerle bacaklari parçalansaydi...

Evlerimiz basilsa, ayrilikçi “Türk teröristlere” yardim ettigimiz iddialariyla apartmanlarimiz yakilsa, biz evimizden bir esya bile alamadan çikarilip, Diyarbakir’a, Hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadirlarda yasamak zorunda brakilsaydik...

Biz Türkler razi olur muyduk, ’Iste hepiniz Kürdiye Cumhuriyeti’nin vatandaşi olarak birer Kürtsünüz, ayrica Türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz Basbakan bile olabilirsiniz’ sözlerini bir hakkaniyet isareti olarak kabul eder miydik?

Yoksa Türk kimligimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin ’esit’ vatandaslari olarak kabul edilmesinde israrci mi olurduk?

Bu ülkenin Türk ve Kürt vatandaslari var ve tarih ’Türk’ çizgisinden yürümüs, bu gün bizim ’Türk’ oalarak kabul edemeyeceklerimizi Kürtlerin kabul etmesini istemisiz, bu yersiz istek sonunda patlamis, ülke önce teröre arkasindan iç savasa yuvarlanmis.

Türkiye’nin bu kanli karmasadan ’demokrasiyle’ ve Kürt vatandaslarin ’kimliklerinin’ kabulüyle kurtulacagina inanan insanlar, bu düsüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarlari hep ayni soruyu soruyor:

-Nedir demokratik çözüm, nedir Kürt kimligi?

Biz Türkler, bir ’Kürdiye Cumhuriyeti’nde’ yasasaydik ne isteyeceksek, bu isteklerin bu gün Kürtler tarafindan dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.

Kendimiz için isteyecegimizi, bizimle esit oldugunu kabul ettigimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çikmaza sürüklemeye deger mi?

Degmez diyenler ’demokrasi’ istiyor iste.

*Bu yazi Temmuz 1995 tarihli Milliyet gazetesinden alinmistir.


 

Radyo Mülksüzler

frozen anarchist

hasta la victoria siempre...
icsel  
Photo 1 of 27
 
 
 
 
 
- More amazing videos are a click away

oguzhan sirvanli

Occupation
Interests

Ziyaretiniz için teşekkürler./Thanx for your visit.
Görüş, fikir ve yorumlarınızı buraya ekleyebilirsiniz.
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
Feb. 1
 
 
 
 
 
HAPPY NEW YEAR  OGUZHAN    ... HAVE A GOOD ONE BABES... I HOPE ALL GOES YOUR WAY FOR YOU IN 2009. THANK YOU FOR ALL YOUR BEAUTIFUL COMMENTS IN 2008   KISS KISS    XXX
Dec. 30

ben hem kürtçe hemde türkçe kutlamak istiyorum arapça bilseydim arapçada kutlardım

İslamın nurlu güneşi kalbine dolsun, makamın cennet hz. Muhammed komşun olsun, günlerin mutluluk, gönlün saadetle dolsun bayramın mubarek olsun.
Sema kapılarının açık olduğu bugünde heybenizde tohum tohum dua menekşeleri saçmanız temennisiyle hayırlı bayramlar.

Baweri u héviyénme ewe ku ev cejn bibe sedema dünyayeke bé sinor, Em li benda cejna rojé azad u serfirazin Cejna gelê me ya Qurbanê pîroz be, bi taybetî jî ya endamên gruba me. Wekî her cejnan de dibêjin, hevîdar im ev cejne jî ji bo welatê me  u Hemu Dunyaye bibe wesîleya azadî û aşitîyê
...IDA WE PIROZBE...

¤_(¯`°¤,_ ® _DJ_EVİNDAR_ ® _ ,¤°`¯)_¤
HF
http://yargitme.spaces.live.comEH

TÜM MÜSLÜMAN ALEMİNİN MÜBAREK KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİm
Çocuk Değilsem de Artık,Bozuk Paralar Konmasada Avucuma,Şeker Gibi İnsanlar Biriktirdim Çantama,Masal Güzelliğinde Bir Bayram Diliyorum Benim Şeker Doslarıma!!!
Dec. 8
arkadaşlar seçimler yaklaşmakta lütfen elimizi vicdanımıza koyalım ve partimize oy verelim. oylar DTP'ye.......
Nov. 30
NUH DOLAZ™wrote:
Aydiya We Piroz Be!!!
Oct. 1

frozen anarchistIP